En iyi hosting firmaları hakkında kullanıcı yorumları ve incelemeler.Hosting fiyat ve özellikleri için bilgilendirme yaparız.

15 Şubat 2017 Çarşamba

Pazarlamayı Yönetmek

Pazarlama algıyı doğru yönetme sürecidir. 
Sabancı ve Koç Holding Türkiye'nin en büyük ve en etkili kuruluşları. Bu iki kuruluş yıllardır birçok alanda kıyaslanıp karşılaştırılır. Yine 2002 yılında yapılan geniş çaplı bir araştırmada halka ‘’Sizce Sabancı Holding mi daha fazla topluma yararlı işler yapmıştır Koç Holding mi?“ diye sorulmuş ve katılımcıların büyük çoğunluğu bu soruya Sabancı Holding yanıtını vermiş.
Ancak o dönemde Koç Holding’in topluma yatırımlarının Sabancı Holding’den çok daha önde olduğu ortaya konmuş araştırmacılar tarafından.
Bu sonuçta belirleyici olan o dönemde yönetim kurulu başkanı olan Sakıp Sabancı’nın Rahmi Koç’a kıyasla halka daha yakın olması sonucu halkın gözünde daha fazla yararlı imaj sergiliyor demiş uzmanlar.
image 
Bu anlamda yapılan çalışmaların iletişimini doğru yapabilmenin ve insanların alsını doğru yönetebilmenin de en az satış-pazarlama kadar önemli olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz. 
Pazarlama gerçekliği yönetme sürecidir. 
Gerçekler çok farklı olsa da insanların algısındaki gerçekliği yönetebiliriz. Pazarlama ile yarattığımız gerçekliği kendi lehimize yaratmak, müşterilerimizin duygu, düşünce ve algılarını yönetmeye çalışırız. Bir fast food markası olan Mc Donald’s her ne kadar insan sağlığını tehdit eden fazla yağlı ve kalorili besinler üretse de bu algıyı yıkmak için yeni ürünler geliştirmeye ve istikrarlı şekilde iletişimini bu yönde sürdürmeye devam ediyor. ‘’Trans yağ kullanmıyoruz’’, ‘’Sadece bitkisel yağ kullanıyoruz’’gibi söylemlerini online ve offline tüm kanallarda sıklıkla duyurarak insanların algısını onların sağlığını düşünen bir marka şeklinde algılanma yolunda yönlendirmeye çalıştığını görüyoruz.
image
Hamburger paketlerinin arkasında ürünlerin besin değerlerini vermesi, ürünlerin gün içinde bir insanın ihtiyacı olan vitamin ve minerallerin yüzde kaçına karşılık geldiğini belirtmesi, aynı şekilde Carl’s Jr. markasının ekmeksiz hamburger ‘’Low Carb’’ ürünü,  temelinde çok da sağlıklı olmayan ürünler sunan bir fast food markasıyken insanların algısını tam tersi yönünde değiştirebilecek bir pazarlama iletişimi örneği olarak karşımıza çıkıyor.
image
Pazarlamada süreçler önemlidir. 
Pazarlamada, özellikle hizmet sektöründe alışveriş öncesinde (otopark, güvenlik kontorlü, karşılama), alışveriş sırasında (çalışanların ilgisi, reyonların düzeni ve ürünlerin kolay ulaşılabilirliği) ve alışveriş sonrasında (teslimat, garanti şartları) süreçlerin işleyişini doğru yönetmek önemlidir.  Örneğin globalbir mobilya ve ev ihtiyaçları markası olan IKEA ve yerli rakibi diyebileceğimiz Koçtaş’ı karşılaştırdığımızda aşağıdaki farkları açıkça görebiliyoruz.
image
IKEA: Ürün yeterli, personel ilgili ve bilgili, dağıtım yetersiz ve aksamalar yaşanıyor.
Koçtaş: Ürün yeterli, personel ilgisiz ve bilgisiz, Dağıtım yeterli ve dağıtımda aksaklık sık yaşanmıyor.
Bu iki örneğe baktığımızda iki markanın farklı süreçlerde farklı eksikleri olduğunu görüyoruz. Önemli olan bu eksiklerin hangilerinin müşteriler için daha önemli olduğu ve satınalma kararlarında belirleyici olduğudur. Markanın rakiplerinden ayrışarak öne geçmek için hangi süreçte eksikleri olduğunu tespit edip iyileştirmeye gitmesi önemli. 
image
Pazarlamada doğru hedeflemeler önemlidir.
Ürün veya hizmetimizin geniş bir kitleyi mi yoksa daha dar bir segmenti mi hedefleyeceğini belirlemek potansiyel müşterilerimize doğru kanallardan ulaşabilmek ve doğru mesajları verebilmek için önemlidir. Bu anlamda kitlesel pazarlama, hemen herkesi hedefler. Örneğin Coca Cola küçük yaştaki çocuklardan yetişkinlere kadar farklı yaş, gelir düzeyi ve zevklere sahip hemen herkese ulaşmaya çalışır. Hedefsel pazarlama belirli sektörleri hedefler. Üreticilere yönelik ürünlerin pazarlama çalışmaları bu hedeflemelere örnek gösterilebilir. Müşteri düzeyinde pazarlama ise, tekliflerin ve pazarlama faaliyetlerinin ayrı ayrı bireysel müşterilere özel hazırlanması ve uygulanması şeklinde tanımlanır. En çok verilen yemek siparişinin datasını tutan Yemek Sepeti gibi online sipariş platformunun müşterisine en çok sipariş verdiği restorandan indirim kupunu veya promosyon vermesi müşteri düzeyinde pazarlamaya örnek verilebilir. 
image
Pazarlama müşterilere ne fayda sağlar?
Pazarlamanın ürün ve hizmet odaklı 4 P’sine karşılık müşterinin beklenti ve ihtiyaçlarına karşılık gelen 4 C’yi doğru yönetmek önemlidir. Müşteriler doğru fiyatlandırma veya dağıtım kanalıyla ilgilenmez. Ürünün fiyatı onlar için uygun mu, ürüne fazla uzağa gitmeden ulaşabiliyor mı, sunulan çözüm ihtiyacı karşılıyor mu gibi sonuçlarla ilgilenir. 
1-    Product (Ürün) > Customer Solution (Müşteriye hangi çözüm sunuluyor?)
2-    Price (Fiyat) > Customer Cost (Müşteriye toplam maliyeti nedir?)
3-    Place (Konum) > Convenience (Müşteri kolay ulaşabiliyor mu?)
4-    Promotion (Tutundurma) > Communication (Marka müşteriyle nasıl iletişim kuruyor?) 
Continue Reading…

İyi bir reklam hazırlamanın kuralları

Reklam, her gün telefonlarımıza düşen onlarca mesaj, Facebook iletisi, Whatsapp bildirimi arasında dikkatimizi çekmeye çalışan eski bir dost gibi. Aynı zamanda klasik, dijital ve sosyal pazarlamanın çok önemli bir parçası. Kanalların takip etmekte zorlanacağımız kadar çeşitlendiği bir dünyada reklam çalışmalarını planlarken başarılı işler ortaya koymak için neler yapılabilir, nasıl bir strateji izlenebilir birçok pazarlamacının aklındaki ortak soru. 
Bu yazıda bu soruya genel başlıklar halinde yanıt vermeye çalıştım. Peki bu başlıklar neler? 
1-    HEDEF BELİRLEME
Her reklamın bir hedefi vardır ve doğru hedef kitleye ulaşmak için doğru bir hedefleme yapmak atılacak ilk adımdır. Kimlere ulaşmak istiyoruz (yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik düzey, bölge) hedeflenen bu kitle nerelerde bulunur, onlarla nasıl iletişim kurulur gibi genel kuralların bir strateji doğrultusunda belirlenmeli ve hem online hem oflline kullanılan tüm kanallarda bu stratejiye uygun bir iletişim gerçekleştirilmelidir.
2-    KANAL / MECRA BELİRLEME
Hedeflediğimiz kitle nerelerde bulunur? Sosyal medya? İnternet? Bloglar? Ekşi Sözlük? Gazete? Dergi? Televizyon? Bu mecralardan hangisine ağırlık vereceğimizi reklam stratejimiz doğrultusunda belirlemeliyiz. Gençleri hedefleyen bir markaysak, gençlerin aktif olarak kullandığı Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal ağlar, Ekşi Sözlük, Onedio gibi eğlence ve bilgilenme odaklı dijital platformlar ve kariyer.net gibi kariyer odaklı mecralarda yer almak doğru hedef kitleye ulaşma yolunda etkili olacaktır.
Bu mecraları kullanırken yapılacak en doğru şey ise her birine stratejik olarak ayrı ayrı yaklaşmaktır. Mecralar arasındaki hedef kitle ve yaş farkına uygun olarak Instagram’da Facebook ve Twitter’a göre daha gençlere yönelik, esprili ve daha cesur bir iletişim gerçekleştirebiliriz. Facebook, Google reklamları, gazete, dergi, radyo reklamları gibi her yaştan kitleye hitap eden kanallarda ise daha geleneksel bir çizgide gitmek doğru olacaktır.
image
3-    İLETİŞİM TONUNU BELİRLEME
Gazete, dergi, TV, radyo, internet ve sosyal medya… Hangi mecrayı kullanırsak kullanalım o mecraya uygun bir iletişim tonu belirlemeliyiz. Tüm kanallarda kullanılacak tek bir mesaj ve iletişim tonu da belirlenebilir ancak bu ortak mesaj ve ton farklı mecraların farklı dinamiklerine uymayabilir.  Televizyonun yapısına uygun bir mesaj radyoya, gazeteye uygun bir görsel sosyal medyaya uygun olmayabilir. Her bir mecranın üzerinde düşünüp gerekli uyarlamalar yapılmalıdır.
4-    REKLAM PLANINI BELİRLEME
Her bir mecranın yapısı ve kullanılacak iletişim tonu farklı olduğu gibi reklamların yapısı ve maliyetleri de farklıdır. Örneğin TV’de ulusal kanalda reklam çıkmak yüksek bütçeler gerektirirken, sektörel bir dergide veya Facebook reklamlarında bu maliyet çok daha düşük kalacaktır. Hedef kitlemiz, kullanılacak mecralar ve iletişim tonu belirlendikten sonra bütçemize uygun olarak bu mecraların hangisine hangi sıklıkla reklam verileceğini belirlemeliyiz. Reklam planlarını aylık, yıllık ve tercih dönemi gibi dönemsel olarak planlayabiliriz.
image
5-    REKLAM PLANINI UYGULAMA
Belirlenen reklamlar her bir mecra için plana uygun olarak kurgulanır ve yayınlanır. Bu süreçte kanallar arası çapraz pazarlama yapmak ve bütünleşik bir yaklaşım izlemek doğru olacaktır.
Örneğin gazetede çıkan bir ilanın web’e uygun, etkileşime geçirmeye yönelik bir banner’ı veya microsite’si yayına alınabilir. Aynı şekilde Facebook ve Twitter gibi kanalların etkileşime geçiren yapısına uygun olarak hedef kitlemizi beğenmeye, paylaşmaya ve yorum yapmaya yönlendiren bir yaklaşımla reklamlarımızın buralarda yayına alınması daha etkili sonuçlar almamızı sağlayacaktır.
image
Norveç Havayolları'nın çok konuşulan ülke bayraklarını kendi ülke bayrağında birleştiren reklamı
6-    REKLAMI ÖLÇÜMLEME
Doğru hedef kitle, kanal, strateji belirlemek ve uygulamak kadar reklamlarımızın etkisini ölçebilmek ve bir sonraki aksiyonumuzu belirlemek önemlidir. 
Reklamların ölçümlenmesi için temelde iki ölçüt vardır: İletişim ve satış etkisi. Reklamın iletişim etkisini ölçerken genel olarak reklamın hedef kitleye ulaşıp ulaşmadığına bakılır. Reklamı izleyen, dinleyen, okuyan kişi sayısı gibi veriler reklamın iletişim etkinliğine dahildir. Reklamın başarılı olup olmadığını ölçerken kampanya öncesinde ve sonrasında elde edilen veriler karşılaştırılır.
image
Reklamın satışa etkisini ölçmekse çok daha zordur. Bu zorluğun nedeni bir ürün veya hizmetin satışını etkileyen faktörlerin çok farklı olmasıdır. En sık başvurulan yöntem karşılaştırma yöntemidir. Burada önceki reklam kampanyasında harcanan bütçe ve satış rakamları ile mevcut kampanya bütçesi ve sonucunda ölçülen satış rakamları karşılaştırılır. Bu şekilde kampanya dönemi öncesi yoğun olarak verdiğimiz reklamları bir önceki dönemde verilen reklamlar ve sonuçlarıyla (tercih edilme oranıyla) karşılaştırabiliriz. Online kanallarda ise verdiğimiz reklamları ölçümlemek daha kolaydır.
Google Analytics sayesinde web reklamlarımıza kaç kişi tıklamış, tklayanların kaçı form doldurmuş, ziyaretçiler sitede kaç dakika kalmış gibi verileri detaylı olarak görebiliriz. Facebook Insight verileri de aynı şekilde sayfamıza kaç beğeni gelmiş, hangi şehirlerden daha fazla beğeni, yorum, paylaşım alınmış gibi verileri ölçerek etkileşim sayısını detaylı olarak verir. Bu sayede verdiğimiz bütçelere karşılık hangi mecranın daha etkili olduğunu ölçümleyerek bir sonraki kampanya döneminde mecralara ayrılan bütçeleri belirleyebiliriz.
Özetle bir reklam yöneticisi olarak reklam stratejimizi belirlerken öncelikle hedef kitleyi ve amaçları belirlemeli, bu hedefe / amaca uygun mecraları seçmeli, iletişim tonumuzu belirlemeli, amaç, hedef kitle ve iletişim tonu doğrultusunda reklam planımızı belirlemeli ve uygulamalı, son olaraksa, reklamlarımızın kimlere, hangi kanallardan, hangi etkiyle ulaştığını gösterecek ölçümleme araçlarını kullanarak sonraki dönemlere ait stratejimizi oluşturmalıyız. Bu sayede hem online hem de offline mecralarda akılda kalan, amacına ulaşan reklam ve kampanyalara imza atabiliriz. 
Şimdi reklamlar… 
Continue Reading…

Karar vermenin mantığı

İnsanlara boş zamanlarında neler yapmaktan hoşlandıkları sorulduğunda alınan yanıtlar genellikle kitap okumak, yüzmek veya fotoğraf çekmek olur. Az sayıdaki azınlık dışında bunların birçoğumuz için gerçekten alışkanlık olmadığını, ancak bir ‘’temenni’’ olabileceğini biliriz. Gerçekte öyle olmadığı halde bizi düşünmeden hazır yanıtlar vermeye iten şey nedir? Zihnimizin alışkanlıkları mı, soruyu soranı memnun etmek için uygun yanıtlar verme ihtiyacı mı? Yoksa daha farklı nedenler mi? 
Yeni bir ürün yaratmak 
Yeni bir ürün veya hizmetin pazarlama stratejisi oluşturulurken birçok faktör göz önünde bulundurulur. Bunun nedeni ürün veya hizmetin öngörülen hedef kitleye maksimum düzeyde ulaşması ve hedef kitlenin satın alma kararlarını istenen yönde etkilemeye çalışmamızdır. Bunun yanı sıra ürün veya hizmetin öngörülmeyen segmentler ile birlikte çok daha geniş bir kitlenin satın alma potansiyeli de her zaman vardır. Önceleri klasik 4P anlayışıyla ürün veya hizmet üretilir, fiyatlandırılır, dağıtımı yapılır ve pazarda tutunması için reklam, tanıtım, promosyon gibi çeşitli çalışmalar gerçekleştirilirdi. Günümüzde de bu yöntem genel hatlarıyla devam ediyor ve başarılı bir şekilde kurgulandığında hedeflere ulaşmada halen çok etkili olduğu biliniyor. 
Ancak günümüz dünyasında ürün ve hizmetlerin çok sayıda ve çeşitli olması bunlar arasından sıyrılarak tüketicinin tercih ettiği marka olmayı gitgide zorlaştırıyor. Buna bir de telefonlar, sosyal medya ve diğer kanallardan sürekli akan mesajları eklediğimizde ilgi ve dikkati üzerine çekmek daha da zor hale geliyor. Böyle bir ortamda markaların ‘’kestirme’’ yoldan tüketicilerin algısına ulaşmak için gitgidedaha fazla başvurdukları bilinçaltı pazarlama bir çıkış noktası olabilir mi? Bu konuda yazılmış en iyi kitaplardan biri olan Buyology’de Martin Lindstrom gerçek deneklerle yaptığı testlerle satın alma kararlarımızı etkileyen -ve çoğu zaman farkında olmadığımız- mesajlara nasıl tepki verdiğimizi ölçerek satın alma kararlarımızı nasıl aldığımızı farklı bir yöntemle izliyor. 

Planlamanın 3 adımı 
Yeni bir ürün veya hizmetin pazarlama stratejisini oluştururken öncelikle hedef kitlemizi tanımaya çalışırız. Bu insanlar nerededir, neler yapar, nelerden hoşlanır hatta nasıl düşünür? Yaptığımız gözlemler ve araştırmalarla, belki geçmişte benzer ürün ve hizmetlerin sonuçlarını da göz önünde bulundurarak genel bir strateji ve yol haritası belirleriz. Sonrasında ise uygulama sırasında her aşama bize bir sonraki adımı yeniden planlamak için fırsat verecektir. Bu fırsatları iyi değerlendirip sürekli değişen koşulları göz önünde bulundurarak bir sonraki adımı atmak bizi farklılaştıran şeydir. 

Planlama, üretim, fiyatlandırma, dağıtım ve tutundurma çalışmaları da tamamlandıktan sonra artık ürün veya hizmetin piyasada geldiği nokta sürekli izlenerek yeni aşamalar planlanır. İşte tam burada devreye girmesi gereken en önemli yöntemlerden biri neuromarketing yani bilinçaltı pazarlama. Bu yöntemlerini kullanarak ürünün üzerinde kullanılan renk ve desenlerden marketlerde raflara yerleştirme şekline ve sırasına kadar belli başlı değişiklikler yaparak mevcut ve potansiyel müşterilerimizin algısını yönetebiliriz. 
TV, gazete ve diğer mecralarda kullanılan reklam yüzlerini anımsayın. Reklamlarda karakterlerin daima mutlu, özgüveni yüksek görünmesinin nedeni tüketicilerin bilinçaltına, ‘’Bu ürünü kullanırsan sen de mutlu olursun’’ mesajını vermektir. Örneğin 11880 gibi bilinmeyen numaralar servislerinin reklamları birçok kişi tarafından beğenilmese de reklamda verilen ve sürekli tekrar edilen mesajlar zihnin tekrarları daha çabuk öğrenme özelliği sayesinde aklımıza iyice yerleşti. Amacına ulaşmadığını kim söyleyebilir? 
Karar almak ama nasıl? 
Sanılanın aksine birçok insan rasyonel düşünmez. Rasyonel olarak alınmış gibi görünen birçok kararımızın altında psikolojik ve duygusal süreçler yatar. Bunun sonucu olarak tercih edilen taraf olmak için insanların rasyonel olmayan taraflarına yani duygu ve hislerine hitap edebilmemiz hayati önem taşır.
En akılcı görünen kararları alırken bile temelde rasyonel olmayan, duygulara dayalı bir süreç işler. Duygulara hitap edecek ve 5 duyumuzu harekete geçirebilecek mesajlar genellikle tam tersi olanlara kıyasla daha başarılı olur. Örneğin Coca Cola’nın kapak açma sesi, Ramazan ayında kullanılan geleneksel aile figürleri, Türk kültürünü yansıtan müziklerin her biri bilinçaltımızda hedeflenen algıyı –Ramazan’ın tadı Coca Cola’yla çıkar- yaratmak için kullanılan mesajlardır. 

Bütün bu süreçlerde yaptığımız şeyin özünde olan şey ise ‘iletişim’. Kısa ve uzun vadeli hedeflerimize ulaşmak için nasıl iletişim kurabiliriz? Mevcut ve potansiyel müşterilerimizin beklentileri neler? Nasıl düşünürler, nelerden hoşlanırlar? Neden bizi veya bir başka markayı tercih ederler? İşe tüm bu soruları sormakla başlamak bizi doğru adımları atmaya yönlendirecektir. Çocuk felci aşısını bulan Amerikalı Doktor Jones Salk’ın da dediği gibi: ‘’Doğru soruları sorarsak, belki de cevapları icat etmemize gerek kalmayabilir’’
Continue Reading…

12 Şubat 2017 Pazar

Alexa Düşürme Yöntemleri

Merhaba arkadaşlar ben ilhan, bugünkü yazımda Alexa kolayca düşürme konusunda size birkaç bildiğim ipuçlarını vereceğim.  Hemen lafı uzatmadan bu yöntemlerimize geçiş yapalım.
1- Alexa Toolbar
Format atar atmaz yaptığım ilk şeylerden biri. Google chrome yi kurar kurmaz hemen Alexa Toolbar‘ı Chrome eklentisini kurmak oluyor. Önemi varmı? Tabii var ve size oldukça kolaylıkda sağlıyor. Hemen sağ üst köşeden hangi siteye girerseniz girin tıklayıp sitenin alexa sıralamasına bakabiliyorsunuz. Bana göre Alexa toolbar 1.sırada en önemli Alexa düşürme yollarından birisidir. Okurlarınızında Alexa Toolbar kullanması önemli olduğundan sabit tanıdık okurlarınız var ise Alexa toolbar kullanmalarını rica edin.

2- Alexa Widget 
Benimde blogumda sağ slider da gördüğünüz gibi sayaçlarımın yanında Alexa Widget yer alıyor. Alexa Widget siteye her girilişde Alexa ya bildirim gönderir bu sayede siteniz diğer sitelere göre daha ön adımda olacaktır.
3-Yoruma Teşfik
3. sırada yer alan kullanıcıları yorum yapmaya teşfik etmek. Buda benim için en önemli Alexa düşürme yollarından biri. Oldukça fazla kullanmaya çalışıyorum. Sitemde zaten bunun örneklerini görebilirsiniz. Kullanıcıları yorum yapmaya teşfik etmek Alexa düşürmeye nasıl yardımcı olur? derseniz hemen açıklayım. Hem google hem alexa tarafından oldukça önemli ne kadar sık yazı yazmakta buna benzer bir örnek fakat çok sık yazı yazamayıp sitenizi çok sık güncelleyemiyorsanız yorumlama sistemi bu durumda devreye giriyor ve sitenize yazı yazmasanız da sitenizi güncel tutmayı sağlıyor.
4- Lokasyon
Lokasyon’ da önemli bilgilerden biri. Türkçe bir site hazırlıyorsanız mutlaka TR lokasyon bir sunucuda barının. Backlinklerinizi buna göre alın.
5- Average – Toolbar Hız Seviyesi
Alexa Toolbar’ da bulunan sitenizin hızını gösterdiği kısımda sitenizin hızlı seviyesine ulaşmasını sağlayın.
6 – Sitenizi güncel tutun
Yorumlar dışında sitenize sürekli güncel tutmak özellikle aynı saatler aralığında yazı girmek sitenizi bir düzene ve bir otoriteye sahip olmasını sağlayacaktır.
Continue Reading…

Adhood YouCan hizmeti ile para kazanmak

Adhood çoğunuzunda bildiği üzere Google Adsanse tarzı tıklama üzerine kurulu bir reklam firmasıdır.  Daha önceden hiç adhood kullanmamıştım, yorumları ortalama birkaç kanıtlı resimde gördüm hoşuma gitti ve üye olayım derken adhood youcan diye bir kısım gördüm. Biraz bakındım şöyle böyle derken Adhood youcan ile kolay şekilde para kazanılabilir olduğunu düşünmeye başladım. Şuanda bende fikir üretip linki tıklattırma yolları içerisindeyim. Hemen neymiş bu youcan nasıl yapılırmış anlatıma geçelim.
Adhood YouCan tıklanmasını ziyaret edilmesini isteyen reklam verenler bu hizmet ile sitelerine hit sağlayabilecekler. Örneğin blogunuzdaki bir yazının okunmasını veya daha çok kişinin görmesini istiyorsunuz youcan ile reklam vererek yayabiliyorsunuz. Veya youtube de videonuz var bu videonun izlenme sayısının artmasını istiyorsunuz youcan ile buda mümkün.
Adhood’a üye olduktan sonra panelimizde sol tarafta youcan tıklayıp youcan kampanyalarına tıklayalım.
Daha sonra gördüğünüz kampanyalardan birine tıklarak kampanya üyeliğini aktif et butonuna basalım. Butona basınca ycnt.in/…. diye bir url verecek. İşte bu url yi başka insanlara tıklatarak kazanacağız.
Şuan bende deneme aşamasındayım. Fikirlerimi sizlerle ilerliyen zamanlarda paylaşacağım. Kampanya linklerinizi bu yazı altına yorum atarsanız birbirimizin linklerine tıklayarak kazanabiliriz.
Continue Reading…

İnstagram takipçi arttırma yolları

Aylık 200 milyon tekil ziyaretçiye sahip instagram’ı kullanmayan sayısı oldukça az. İnstagram üzerinden ticaretinde son zamanlarda canlandığını görebiliriz. Peki instagram’da nasıl takipçi kazanırız ve hesabımızı popüler bir hesaba dönüştürebiliriz bunu anlatıcam.

1- Paylaşıma uygun Hashtag

Paylaşım yaparken daha çok kişi görsün daha çok kişi gelir daha çok beğenilsin diye bol keseden tag kullanırsanız ilk zamanda takipçi olarak faydasını görsenizde ileri zamanlarda bu takip edenlerin %90′ ı takipten vazgeçeceklerdir. Yaptığınız paylaşıma uygun ve yeterli sayıda tag kullanarak kalıcı takipçiler kazanabilirsiniz.

2- Uygun Filtre

Resimlerinize uygun filtreler kullanmanın önemi büyük. Resimlerinizin daha hoş gözünmesini sağlayan filtreler resme ve mekana göre değişiklik gösterir bu yüzden uygun filtre seçimi önemlidir.

3- Düzenli resim paylaşımı

En önemli madde diyebiliriz bu konuya, düzenli paylaşım instagram’ da takipçi arttırmanızın en önemli kuralıdır. Takipçileriniz mümkünse belirli saatlerde paylaşım yaparak kalıcı takipçiler elde edebilir ve takipçilerinizin o saatlerde profilinize bakmalarını sağlıyabilirsiniz.
Continue Reading…

Protein Tozu Hakkında Bilgiler

Fitness yapan sporcuların bildiği gibi toplumumuzda protein tozu için çok yalnış düşüncelere sahip. İyi bir vücuda sahip olan kişinin, protein tozu içtiği, kullandığı öğrenildiği zaman insanlar “protein tozu kullanmış o” veya “protein tozuyla yapmış” diye konuşmalara şahit oldum. Bu sporla ilgilenmeyen kişisel bile hiçbir fikri olmadan kulaktan dolma laflar ile bunları diyebilmekte. Eğer spora yeni başlamış güzel devam ediyor ve protein tozu kullanmaya başladığınızda bu tarz sözler duyarsanız siz hiç moralinizi bozmayın.


Lafla peynir gemisi yürümüyor!

“Protein tozu kullansam bende yaparım.” lafıda toplumumuzda biz Türkler tarafından oldukça sık kullanılmakta. Be kardeşim yap sende o zaman sana yapma diyen mi var. Kullan sende protein tozu yap sporunu. Sadece protein tozu ile bir yere varamazsınız, ağırlığın altına girmek yürek ister. Ben protein tozu içtim artık kas yapacağım diyerek olmuyor. Fedakarlık etmelisin hayatından, zamanından, eğlencenden, yemeğinden ki yapabilesin.

Protein Tozunu Kimler Kullanmalı? – Ne zaman başlamalı?

Protein tozu daha çok yoğun spor yapan ve sürekli anında hızlı şekilde yemek hazırlayamayan sporcular içindir. Zamandan kar elde etmek için kullanılır.
Protein tozu’ nu vücut geliştirme sporu ile ilgilenen sporcular kullanmalıdır. Vücut geliştirmeye yeni başlamış acemiler için protein tozu uygun değildir. Spora başladıktan en az 4 5 ay geçtikten sonra protein tozu kullanımı önerilir. Fitness Salonların da hocalara danışabilirsiniz fakat protein tozu veya diğer suplementler den satıyorsa para için satmaya çalışacaktır. Dediğim gibi 4 5 ay olmadan protein tozu kullanımına başlamayın.

Protein Tozu Nasıl kullanılır?

Spora girmeden 1 saat önce ve spordan sonra hemen içilebilir. Protein tozunun ölçek kısmı kutunun ambalajın yanında bilgilendirme büyük ihtimal olacaktır kendinize göre ayarlıyabilirsiniz. Shaker ımıza yeterli miktarda süt ve protein tozunu katarak iyice çalkalayalım. Shaker ın süzgecinden iyice geçen toz ve süt iyice karışasıya kadar salladıktan sonra içebiliriz. Su ile de içilebilir fakat tadı kötü olacağı için süt öneririz.
Continue Reading…

Godaddy Aylık 1 dolar Hosting

Popular Posts

Blog Archive

Copyright © Hosting Fiyatları Ve Özellikleri | Powered by Blogger