En iyi hosting firmaları hakkında kullanıcı yorumları ve incelemeler.Hosting fiyat ve özellikleri için bilgilendirme yaparız.

29 Ocak 2017 Pazar

Amerikalı elma

Birçoğumuzun severek yediği elmanın hikayesini kaç kişi bilir acaba? Sizi bilmem ama ben kısa bir zaman önceye kadar bilmiyordum bu ilginç serüveni. Asya’dan Avrupa’ya sonrasında ise Amerika’ya yaptığı yolculukta geçirdiği değişimleri, bir mesel haline gelişini ve Amerikalıların gözündeki önemini öğrendikçe sizlerle de paylaşmak istedim.
Elmanın ilk kez nerede görüldüğü bunu inceleyen insanlar için uzun zamandır bir çekişme konusu olmuşsa da Malus domestica yani namı diyar elmanın atasının Kazakistan dağlarında yetişen bir yabani elma olduğu sanılıyor. O zamanlar ağza alınmayacak kadar kötü tatları olan meyveleri veren bu ağaç, en azından hayvan yemi olarak kullanmak için yetiştirmeye değer bulunmuş, bunun sonrasında ise şarap yapımında kullanılmaya başlanmış ve insanlar için iyice önem kazanmış.
İpek Yolu’nun da bu yabani elma ormanlarının kimilerinin içinden geçmesi ve gezginlerin seçtikleri bazı meyveleri yanına almaları ile başlayan yolculuk antik dünyadan Avrupa’ya sonra da ilk yerleşimcilerle birlikte Amerika’ya varmış. Ama bu yolculuk sırasında elmadaki tek değişim gittiği yerlere uyum sağlayabilen türlerinin ortaya çıkması olmuş.
Zaman içinde Amerika’daki her çiftlik evinin her yıl binlerce galon elma şarabı üreten bir meyve bahçesi olmuş. Öyle ki kırsal alanlarda elma şarabı yalnızca şarap ve biranın değil, çay, kahve, meyve suyu ve hatta suyun yerini alarak çocukların bile rahatlıkla tükettiği bir hale gelmiş. Bugün bildiğimiz tatlı elmanın ortaya çıkması ise alkol yasağı ile elma şarabı yerine elmanın yenmeye teşvik edildiği dönemde olmuş. Bu süreçte John Chapman isimli elma yetiştiricisinin elma çekirdeklerini ekerek oluşturduğu arazide, şaraplık elma ağaçlarının birbiriyle gen alışverişine izin vermesi sayesinde, ortaya çıkan yeni elma türlerinin içinden o zamana kadar tadılan en tatlı elmaların ortaya çıkması yeni bir döneminde başlangıcı olmuş. Böylece o dönemde az bulunur şeker nedeniyle çok kıymetli olan tatlı meyveler için herkes kendi bahçesindeki elmalara daha fazla kıymet vererek yeni elma türlerinin orta çıkmasını sağlamışlar. Sonuçta bahçesinde iyi bir elma keşfeden ona adını verip, aşılama fidelerini satarak hem meşhur hemde zengin olma fırsatını bulmuş.
Bu ilginç serüveni ayrıntıları ile Michael Pollan‘ın yazdığı Arzunun Botaniği kitabında bulabilirsiniz.

Popular Posts

Copyright © Hosting Fiyatları Ve Özellikleri | Powered by Blogger