En iyi hosting firmaları hakkında kullanıcı yorumları ve incelemeler.Hosting fiyat ve özellikleri için bilgilendirme yaparız.

6 Şubat 2017 Pazartesi

Ağustos Böceği ve Karınca

Bugün kendimi ağustos böceğinin avukatı ilan ediyorum. Öyle süslü kelimelerim yok, üstad Sezai Karakoç’ u da davama ortak kılıyorum. Ne yapmalıyım arkadaşlar? La Fontaine kazımış aklımıza, elinde sazı ile tüm kış şarkı söyleyen böceği biz de silemiyoruz zihnimizden. Masallarımızın; tembel, düşüncesiz ve eğlence düşkünü kahramanı: ağustos böceği… Oysaki öyle mi? Bir bilseniz…
Homoptera takımı Cicadidae ailesinin bir üyesi yani bizim deyimimizle ağustos böceği. Kurtçuk olarak toprak altında on ile on yedi yıl arasında büyüyen ve kanatları oluştuktan sonra sürü halinde yüzeye çıkıp; koro halinde şarkılar söyleyen doğanın sanatçısı… Toprak üstüne çıktıklarında vakitleri pek azdır onların. Ne La Fontaine‘in bahsettiği gibi yan gelip yatabilirler ne de sazları elinde geçen karıncalara laf edebilirler. Yoktur zamanları, meşgul etmez kimse. Ee, edebilecek aralığı da bulamazlar. Malum bu böceklerin ömürleri en fazla üç hafta.. Yani, öyle kış için hazırlanamayıp mevsim gelince dımdızlak kalmıyorlar. Onlar hiç kış görmüyorlar. Yahu küçücük böcek, ömrü zaten sayılı ne diye insanların dimağlarında böyle kötü iz bıraktırırsın! Neyse, bu üç hafta içinde – en uzun zamanı dillendiriyorum size- erkekler koro halinde – bu işi kesinlikle yalnız yapamazlar, yaratılış itibariyle böyledir – kanat çırparlar. Saniyenin kaç binde biri bilmem ama bu çırpış hızı onları yakabilecek seviyede fazladır. Hani masalcı adamımızın bahsettiği şu şarkı söyleyip zevk-i sefa yaptığı zaman dilimi var ya, heh işte o bu kanat çırpış kısmı. Kanatların yaptığı titreşim hareketi sonucu oluşan ses, erkeklerin dişileri etkileme yöntemi. Bu sayede dişiler eşlerine kavuşuyor ve çiftleşiyorlar. Yumurtalarını toprağın altına bıraktıkları zaman da ölüyorlar, bi’ nevi intihar ediyorlar.
Ölmeden önce de şöyle diyorlar-mış ‘’ Bütün dünya bana bir yaşam borçlu! ‘’ 
Yusuf Atılgan’ın ‘Yaşanmaz’ hikayesi sayesinde fark ettiğim bir ayrıntıydı ağustos böceğinin bu fedakarlık dolu hayatı ve La Fontainein ona yaptığı haksızlık. Yaşanmaz hikayesinin ana kahramanının büyük bir sorunudur çevresi tarafında dışlanması, çirkin olması, düşüncesiz olması oysaki kendi dünyasında o öyle değildir. Küçüklüğünden itibaren ‘’çirkin, kısa, bacaksız’’ gibi ithaflarla büyüyen bir çocuktan hayata ne kadar pozitif yaklaşmasını bekleyebiliriz ki? Hikayenin kahramanı da hayata ve insanlara çok pesimist bakıyor ve insanların ona karşı davranışlarını da hep negatif yönden anlıyordu. Bunun tek sebebi ise ona olmadığı biri gibi davranılmasıydı. Hani, kitaplar da sevdiğimiz, içselleştirdiğimiz satırların altını çizeriz veya aklımızda kalır. Kahramanın da Ağustos Böceği ve Karınca masalından bu alıntı aklında kalmış ve kendi durumu ile ağustos böceğinin düştüğü durumu birbirine öyle bir kenetlemiş. Bir böcek ‘’ Bütün dünya bana bir yaşam borçlu’’ diyecek kadar ne yaşamış olabilirdi? Şimdi o ağustos böceğine bir fırsat verilse ve kendini açıklama fırsatı olsa şöyle derdi: ‘’ Böyle gelmiiiiş, böyle geçecek. Ne de olsa usta yazar La Fontaine, bu sıfatları yapıştırmıştı bile, kadere razı olmak gerek. Hem benim ömrüm de yetmez açıklamaya. Bırakın işimi yapayım!’’  Yani biryerden sonra o ve ondan sonraki nesiller ona dikte edilen sıfatlara maruz kalmış. Elden ne gelir.
İşte biz çok önyargılıyız. İnsan olarak düşünebilme yetimiz olduğu halde bunu kullanmıyoruz. Kişilere onları anlamak için değil, kişileri kendi istediğimiz gibi algılayarak onlara bakıyoruz. Olayların iç yüzünü bilmeden tonlarca yorum yapıyoruz. Alın işte, kendini savunamayacak olan canlının bile arkasından atıp tutuyoruz. Belki de kendini açıklamaya fırsatı bile olmadan öldü. Kim bilir? Yani demem o ki her şarkı söyleyeni, zevk-i sefa içinde yaşıyor sanma, belki de gerçekten yapması gerekeni yapıyordur.
Ve sözlerimin yetmediği yere geldik, bu sırada destek çıkıyor bana Karakoç:
“Ey masalcı adam iftira ettin sen
Bu harikalar harikası böceğe
Onu suçladın tembellikle
En çalışkan onu görüyorum ben
Hiçbir karşılık beklemeden’’

Popular Posts

Blog Archive

Copyright © Hosting Fiyatları Ve Özellikleri | Powered by Blogger