En iyi hosting firmaları hakkında kullanıcı yorumları ve incelemeler.Hosting fiyat ve özellikleri için bilgilendirme yaparız.

15 Şubat 2017 Çarşamba

Karar vermenin mantığı

İnsanlara boş zamanlarında neler yapmaktan hoşlandıkları sorulduğunda alınan yanıtlar genellikle kitap okumak, yüzmek veya fotoğraf çekmek olur. Az sayıdaki azınlık dışında bunların birçoğumuz için gerçekten alışkanlık olmadığını, ancak bir ‘’temenni’’ olabileceğini biliriz. Gerçekte öyle olmadığı halde bizi düşünmeden hazır yanıtlar vermeye iten şey nedir? Zihnimizin alışkanlıkları mı, soruyu soranı memnun etmek için uygun yanıtlar verme ihtiyacı mı? Yoksa daha farklı nedenler mi? 
Yeni bir ürün yaratmak 
Yeni bir ürün veya hizmetin pazarlama stratejisi oluşturulurken birçok faktör göz önünde bulundurulur. Bunun nedeni ürün veya hizmetin öngörülen hedef kitleye maksimum düzeyde ulaşması ve hedef kitlenin satın alma kararlarını istenen yönde etkilemeye çalışmamızdır. Bunun yanı sıra ürün veya hizmetin öngörülmeyen segmentler ile birlikte çok daha geniş bir kitlenin satın alma potansiyeli de her zaman vardır. Önceleri klasik 4P anlayışıyla ürün veya hizmet üretilir, fiyatlandırılır, dağıtımı yapılır ve pazarda tutunması için reklam, tanıtım, promosyon gibi çeşitli çalışmalar gerçekleştirilirdi. Günümüzde de bu yöntem genel hatlarıyla devam ediyor ve başarılı bir şekilde kurgulandığında hedeflere ulaşmada halen çok etkili olduğu biliniyor. 
Ancak günümüz dünyasında ürün ve hizmetlerin çok sayıda ve çeşitli olması bunlar arasından sıyrılarak tüketicinin tercih ettiği marka olmayı gitgide zorlaştırıyor. Buna bir de telefonlar, sosyal medya ve diğer kanallardan sürekli akan mesajları eklediğimizde ilgi ve dikkati üzerine çekmek daha da zor hale geliyor. Böyle bir ortamda markaların ‘’kestirme’’ yoldan tüketicilerin algısına ulaşmak için gitgidedaha fazla başvurdukları bilinçaltı pazarlama bir çıkış noktası olabilir mi? Bu konuda yazılmış en iyi kitaplardan biri olan Buyology’de Martin Lindstrom gerçek deneklerle yaptığı testlerle satın alma kararlarımızı etkileyen -ve çoğu zaman farkında olmadığımız- mesajlara nasıl tepki verdiğimizi ölçerek satın alma kararlarımızı nasıl aldığımızı farklı bir yöntemle izliyor. 

Planlamanın 3 adımı 
Yeni bir ürün veya hizmetin pazarlama stratejisini oluştururken öncelikle hedef kitlemizi tanımaya çalışırız. Bu insanlar nerededir, neler yapar, nelerden hoşlanır hatta nasıl düşünür? Yaptığımız gözlemler ve araştırmalarla, belki geçmişte benzer ürün ve hizmetlerin sonuçlarını da göz önünde bulundurarak genel bir strateji ve yol haritası belirleriz. Sonrasında ise uygulama sırasında her aşama bize bir sonraki adımı yeniden planlamak için fırsat verecektir. Bu fırsatları iyi değerlendirip sürekli değişen koşulları göz önünde bulundurarak bir sonraki adımı atmak bizi farklılaştıran şeydir. 

Planlama, üretim, fiyatlandırma, dağıtım ve tutundurma çalışmaları da tamamlandıktan sonra artık ürün veya hizmetin piyasada geldiği nokta sürekli izlenerek yeni aşamalar planlanır. İşte tam burada devreye girmesi gereken en önemli yöntemlerden biri neuromarketing yani bilinçaltı pazarlama. Bu yöntemlerini kullanarak ürünün üzerinde kullanılan renk ve desenlerden marketlerde raflara yerleştirme şekline ve sırasına kadar belli başlı değişiklikler yaparak mevcut ve potansiyel müşterilerimizin algısını yönetebiliriz. 
TV, gazete ve diğer mecralarda kullanılan reklam yüzlerini anımsayın. Reklamlarda karakterlerin daima mutlu, özgüveni yüksek görünmesinin nedeni tüketicilerin bilinçaltına, ‘’Bu ürünü kullanırsan sen de mutlu olursun’’ mesajını vermektir. Örneğin 11880 gibi bilinmeyen numaralar servislerinin reklamları birçok kişi tarafından beğenilmese de reklamda verilen ve sürekli tekrar edilen mesajlar zihnin tekrarları daha çabuk öğrenme özelliği sayesinde aklımıza iyice yerleşti. Amacına ulaşmadığını kim söyleyebilir? 
Karar almak ama nasıl? 
Sanılanın aksine birçok insan rasyonel düşünmez. Rasyonel olarak alınmış gibi görünen birçok kararımızın altında psikolojik ve duygusal süreçler yatar. Bunun sonucu olarak tercih edilen taraf olmak için insanların rasyonel olmayan taraflarına yani duygu ve hislerine hitap edebilmemiz hayati önem taşır.
En akılcı görünen kararları alırken bile temelde rasyonel olmayan, duygulara dayalı bir süreç işler. Duygulara hitap edecek ve 5 duyumuzu harekete geçirebilecek mesajlar genellikle tam tersi olanlara kıyasla daha başarılı olur. Örneğin Coca Cola’nın kapak açma sesi, Ramazan ayında kullanılan geleneksel aile figürleri, Türk kültürünü yansıtan müziklerin her biri bilinçaltımızda hedeflenen algıyı –Ramazan’ın tadı Coca Cola’yla çıkar- yaratmak için kullanılan mesajlardır. 

Bütün bu süreçlerde yaptığımız şeyin özünde olan şey ise ‘iletişim’. Kısa ve uzun vadeli hedeflerimize ulaşmak için nasıl iletişim kurabiliriz? Mevcut ve potansiyel müşterilerimizin beklentileri neler? Nasıl düşünürler, nelerden hoşlanırlar? Neden bizi veya bir başka markayı tercih ederler? İşe tüm bu soruları sormakla başlamak bizi doğru adımları atmaya yönlendirecektir. Çocuk felci aşısını bulan Amerikalı Doktor Jones Salk’ın da dediği gibi: ‘’Doğru soruları sorarsak, belki de cevapları icat etmemize gerek kalmayabilir’’

Popular Posts

Blog Archive

Copyright © Hosting Fiyatları Ve Özellikleri | Powered by Blogger